İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bir Hayalin Peşinde

Yıl 2018, aylardan Eylül. Dünya yeni bir yüzyılın eşiğinde; teknolojiyle gelişip dönüşen, yenilenen bir çağda. Norveçli bir şirketin ürettiği insansız robot tekne, Kanada’dan İrlanda’ya ulaşarak dünyanın en zor rotalarından biri olarak tanınan Kuzey Atlantik seferini 75 günde tamamlayıp bu yolculuğu bitiren ilk insansız araç olarak tarihe geçti. Kanada hükümeti ile iş birliği içinde çalışan Alphabet Sidewalk Labs şirketi,  Toronto’nun endüstriyel kıyı şeridi üzerinde yüksek teknolojili bir akıllı şehir kurmayı planlıyor. Cambridge Üniversitesi’nde çalışan embriyologlar, yaşamın nasıl yaratılacağını yeniden tanımlayacak bir buluş yaparak ortada yumurta ya da sperm olmadan sadece kök hücre kullanarak gerçek görünüşüyle birebir uyumlu fare embriyoları üretmeyi başardı. Ama gelin görün ki Türkiye’de üniversiteden yeni mezun olmuş biri, donanımlı, hayatının baharında, yeni fikirlerle ülkeyi değiştirebilecek birinin istediği mesleği yapabilmesi büyük bir şans, tabi eğer ona bu fırsat verilirse ki genelde verilmiyor. Türlü bahanelerle, ağızda gevelenen sözlerle ruhu, tüm benliği, fikirleri yok edilmek isteniyor. Eğer imkanları da el vermiyorsa bu ülkede basit bir işte çalışmak zorunda kalıyor ya da  bunlara daha fazla katlanamayarak hayatına son veriyor. Çünkü aile baskısı, söylenen sözler beyninizin bir köşesinde yer ediniyor.

Peki bu durumda yapılması gereken ne? Neden Türkiye gibi yenilenmesi gereken bir ülkede gençlere bu fırsat verilmiyor? Neden onların fikirleri dikkate alınmıyor? Neden büyük hayallerle gittikleri üniversiteyi bitirdikten sonra bu kaçınılmaz sonla karşılaşmak zorunda kalıyorlar?

Aslında cevap çok basit, bencillik! Neden mi öyle söylüyorum, gelin detaylarıyla birlikte açıklayayım:

Yeni mezun biri deneyimsiz eleman demek. Hiç kimse onlarla uğraşıp işi öğretmek, vakit kaybetmek istemez. Çünkü yapacak daha iyi şeyleri vardır; Mesela sana yardımcı olacağı saatte kahvesini yudumlamayı, bilgisayarda ya da telefonda facebook, instagram, whatsapp gibi sosyal medya organlarında takılmayı tercih edebilir. Kaç kişi fotoğrafını beğenmiş, hangi arkadaşı nerede geziyor, kocası veya karısı ne yapıyor,bunlar önemli işler tabi(!)

Hadi bunu bir yere koyalım. Ülkemizin kanayan yarası torpil meselesi var. Tanıdığı birini; akrabası, kardeşi, dayısının oğlu, halasının kızı, biricik dostu dururken seni neden alsınlar. Sen iyisin, hoşsun, heveslisin ama yan tarafta beceriksiz de olsa aile kontenjanından birileri var, iş yapmasa da olur, sohbet ederler.

Bazı sitelerde staj yapın, deneyim elde edin, kendinizi geliştirin yazarlar. Ama Türkiye’deyseniz cv’nizin ne kadar iyi olduğu önemli değildir. Önemli olan çevrenizin ne kadar iyi olduğudur.

Yurt dışında yaşamayı düşünüyorsanız o sitelere kulak asabilirsiniz ama yok ülkemi bırakmam diyorsanız çevrenizi genişletin.

 

Bir yorum

  1. Said KALAFAT Said KALAFAT 08/09/2018

    Acınası bir haldeyiz bunun içinde acımasız olmak gerek. İstediğimiz şeyleri ancak savaşarak almak bize düşüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir